fbpx

Çalışanların Sinir Olabileceği Yönetici Tipleri

Herkesin konumu, mevkisi birbirine göre farklıdır. Herkes girişimci veya iş sahibi olacak diye bir şey yoktur. Kimi insanlar girişimci, patron ve iş veren olacakken kimi insanlar ise bu kişilerin işçisi, çalışanı olacaktır. Aslında bunlar da girişimciliğe giden adımları oluşturmaktadır. Küçük veya büyük bir işletmede çalışmadan iş kurmak mümkün değildir çünkü. Peki bahsettiğimiz bu yönetici tipleri nasıl olmalı? Çalışanlarına nasıl yaklaşmalı ve şirketi nasıl yönetmeli? Veya çalışanların sevmediği, istemediği yönetici tipleri vardır.

Bu yazımızda, çalışanların bu sevmediği, istemediği yönetici tipleri hakkında derlemeler yaparak size aktaracağız. Bakalım ne tür yönetici tipleri ile karşılaşacağız..

1- Fazla İş İsteyen Ancak Prime Karşı Olan Yönetici Tipi

office worker ile ilgili görsel sonucu

Çoğu şirkette, hatta bunu şirketle kısıtlamayalım çoğu iş yerinde işlerin yetişmeme durumu olmuştur muhakkak. Dolayısıyla patronlar çalışanlarından ek mesai yapmalarını istemişlerdir. Fazla mesai her işin doğasında var. Ancak temel sorun bu fazla mesailere karşın patronların ekstra prim ödeme yapmamalarıdır. Çoğu durumda bunun mecburi bir durum olduğunu veya iş için fedakarlık gerektiğini söyleyebiliyorlar. Ancak bunlar çalışanları çok da bağlayan durumlar değil. “Fedakarlıksa patron neden fedakarlık yapmıyor?” Ya da bazen “Bir değil iki değil her seferinde aynısı oluyor. Ne fedakarlıkmış arkadaş” gibi iç sesleri önlemek mümkün olmuyor.

Bu yaklaşım aslında çalışanları işten soğutabilecek kadar olumsuz anlamda etkili yaklaşımdır. Öyle ki hakkını alamayan her çalışan işten soğuma noktasına kadar gelebilir. Patronlar şunun farkında olmalıdır, eğer fazla çalıştırıyorsan fazla vereceksin.

2- Başarıda Kendisini, Başarısızlıkta da Çalışanı Sorumlu Tutan

failed manager ile ilgili görsel sonucu

Bir yanlış yaklaşım, algı daha. Başarıyı kendi üzerine atıp herhangi bir başarısızlıkta çalışanları sorumlu tutmaktır. Bu yaklaşımı ancak bencillikle açıklayabiliriz. Dolayısıyla çalışanlar hiç bir şekilde bu yöneticiden memnun olmaz.

Her zaman başarı bekleyemezsiniz, ancak başarının peşinden koşarsınız. Her şirketin doğal olarak inişleri çıkışları olabilir. Çoğu şirket için bu olaylar takım oyunuyla gerçekleşir.

Bu anlık durumlarda, özellikle kriz durumları da yöneticilerin çoğu kendinden bağımsız bir şekilde iş takımını, çalışanları sorumlu tutar, üstelik kendilerini de gereksiz bir şekilde överler. Bunlar dediğimiz gibi anlık durumlar ancak çalışanlar bunu görmezden gelemiyorlar. Ancak patron için bu sıradan gözükebilir, çünkü onlar kendilerini işten bağımsız olarak görürler o anda.

Bu sebeple başarı durumlarında yöneticilerin ilk yapması gereken çalışanları tebrik etmek ve başarılarını kutlamaktır.  Kriz durumlarında ise çalışanlarla kafa kafaya verip krizden çıkılmalı ve neticede eğer gerecekten çalışan sorumlu ise bile bu ona gizli bir görüşmede tatlı dille söylenmeli ve benzer hataları tekrarlamaması sağlanmalıdır. Yani kısaca, hem olumlu anlamda hem de olumsuz anlamda patron yapıcı olmalı ve çalışanını kazanmalıdır.

3- Hakaret Eden Yönetici Tipi

insulting manager ile ilgili görsel sonucu

Yönetici tipleri bunlarla sınırlı kalmıyor tabi. Öncelikle şu bilinmelidir ki, yönetici ile çalışan arasında ne gereksiz fazla samimiyet olmalı ne de araları fazla soğuk. Orta yolu bularak, iyi bir yönetici-çalışan ilişkisi sürdürülebilir.

Ancak maalesef şöyle de bir durum var ki, çok katı yöneticiler olabiliyor. Hatta en basit başarısızlıkta bile hakaret edebilecek kadar kötü yöneticiler. Bu çalışanın saygınlığını azaltır, hele ki toplum içinde yapılan bir hakaretse çalışanın moral motivasyonu tamamıyla yıkılmış demektir.

Çalışanlara her zaman kibar davranmak gerekiyor. Buyurgan konuşmalar yerine ricacı konuşmalar her zaman daha iyi etki oluşturur ve her zaman yöneticileri çalışanların gözünde değerli kılar.

4- Alttakilerinin Yükselmesini İstemeyen Yönetici Tipi

egolu yönetici ile ilgili görsel sonucu

Kibir, ego nedir? Nasıl tanımlarsınız? Veya kıskançlığı da katabiliriz bu kavramların arasına. Bu konuya değinmeden önce şunu belirtmek isterim ki, gerek şirket gerekse herhangi bir sektör ne olursa olsun içinde profesyonellik barındırılmalıdır. Peki profesyonelliği nasıl sağlayacağız?

Bunun ilk ve temel adımı, yöneticilerin çalışanlarına kendilerini geliştirmesi adına fırsatlar vermesi ve onları tabiri caizse gaza getirmesidir. Sonuçta bu işler takım işleridir ve takımdan bir parçanın kopması çeşitli aksamalara sebebiyet verebilir.

Bazı yöneticiler bunun farkında değildir ama. Hani koltuk sevdalısı derler ya, tam da bu mesele işte. Kendi makamını kurup o koltuğa yerleştikten sonra işlerini bile umursamaz hale gelebilirler. Nitekim çalışanlarıyla da gerekli iletişimi kurmazlar, üstelik onların gelişimine katkıda bulunmaz, gelişmesini de istemezler. Yani bir bencillik kapsamıştır içlerini.

Belki de yöneticilerin takındığı bu tavır yüzünden kendilerini iflas eşiğinde bulacaklardır. Çünkü çalışanları ile arasında sorun olan yöneticilerin bulunduğu şirket işlerini yürütemez hale gelir ve yapabileceği işleri de aksatarak çok büyük başarısızlıklarla karşılaşır. Bundan en çok etkilenecek kişi de muhakkak şirketin yöneticisidir.

4 başlık altında bahsettiğimiz olumsuz yönetici tipleri kesinlikle çalışanlar tarafından istenmeyen tiptendir. Nitekim bahsettiğimiz gibi başarısızlıkların altında yatan temel nedenler işte bu küçük gibi görünen ama derine inildiğinde büyük sorunlardır. Yöneticilerin yapması gereken, çalışanlarıyla gerek iş gerekse sosyal yaşam içinde iyi ilişkiler kurarak beraber yükselmeleridir. Bu herkes için yarar olacaktır.

 

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir